İÇİNDEKİLER

Fındık:

Çok iyi bir enerji kaynağıdır, vücuda güç ve enerji verir, beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Fındık, kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır. Kolesterolü düşürür, kalp ritmini ayarlamaya yardımcı olur. Düzenli olarak her gün fındık yemek kalp krizi geçirme riskini azaltmakta çok etkilidir. Kansızlığa iyi gelir, vücut ve kemik gelişimini destekler. Hamilelerin hem kendileri için hem de doğacak çocuk için fındık yemeleri çok faydalıdır. Cinsel gücü arttırır, varislere iyi gelir. Fındık, soğuk algınlığı ve akciğer hastalıklarına da faydalıdır. Ayrıca, cildi güzelleştirdiği bilinmektedir. En önemli özelliği ise kansızlığa çok iyi gelmesidir.

Çiçek Balı

Bal en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalar balın mucizevi etkilerini göz önüne sermektedir. Balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik, hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı çok çeşitli iyileştirici etkileri olduğu saptanmıştır. Böbrek hastalıkları(Böbrek yetmezliği)tedavilerinde cok önemli bir yere sahiptir
Bal temel olarak iki monosakkaritin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakkaritlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylelikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindir ki bal, asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır.
Balın yüksek şeker oranı, hipertonisitesini artırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hem de tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.
Bal pH'ı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler. Bal içinde birçok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir. Ayrıca, içindeki demir vücuttaki zararlı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Araştırmalara göre bal aynı zamanda bağırsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir

Dut Pekmezi

Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir.
Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdurDokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur ve insülin kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.
Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymaktadır.

Soya Unu:

Soyanın insan sağlığına faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu tartışılmıştır. Soyanın insan sağlığına pek çok faydası olduğu gibi bazı zararlarının da olduğu iddia edilmiştir.Besleyici olması ve doymuş yağ içeren hayvansal proteinlere alternatif olması nedeniyle oldukça faydalıdır. Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir. Bu protein ihtiyacı soyadan sağlanabilir. Soya, omega-3 yağları, çoklu doymamış yağ, B vitamini, demir, çinko, anti-oksidanlar, fotokimyasallar ve lif bakımından zengin olup insan sağlığına yararlıdır. Vejetaryenler için mükemmel bir protein kaynağıdır.Soyanın bazı yönlerden insan sağlığına zararlı olduğu iddia edilmişse de bu konuda kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Bu iddialardan birisi, soyanın meme kanserini tetiklediği iddiasıdır. Soyanın içindeki östrojen hormonuna benzer etkideki maddeler meme ve endometrium kanserini tetikleyebilmektedir. Fakat bu etki zaten başka tür kanser yaşayan hastalarda görülmektedir. Üstelik bunun için "bol" miktarda tüketim gerekmektedir.Bir başka iddia da hamilelikte soya tüketiminin çocukların ilerideki yaşamında cinsel olumsuzluklara maruz kalabileceğidir. Soya fasulyesinde genistein adlı bir fitoöstrojen madde bulunmaktadır. Bu madde kanser yapabildiği için hamilelere ve bebeklere tavsiye edilmemektedir. Öte yandan bu konudaki bilimsel çalışmalar yeterince doğrulanmış değildir.

Epimedium

Keşiş külahı flavonlar, glikozitler, icariin ve noricariin içerir. Etkili bölümü % 3 ve türüne göre daha da fazla ikariin (icraiin) içeren kurutulmuş yapraklarıdır. Çok güçlü bir cinsel uyarıcı (afrodizyak) dır. Özellikle Çin, Kore ve Japonya’da bu bitki ve etkileri ile ilgili geniş kapsamlı olarak yapılan hem laboratuvar, hem de klinik çalışmalarda gerek fare ve tavşanlar üzerinde ve gerekse insanlarda kesin ve açık biçimde cinsel aktiviteyi ve performansı artırdığı gözlenmiştir. Keşişkülahı bitkisi aynı zamanda, tüm beden boyunca duyusal sinirleri, özellikle genital bölgeyi uyararak sperm üretimini artırdığı düşünülmektedir. Keşişkülahı tansiyonu normal seviyede seyreden insanların tansiyonunu düşürmeksizin, yüksek tansiyonu düşürmekte etkili olabilmektedir. Viagradaki sildenafil'e benzer bir etkiyi icariin'in keşişkülahında gösterdiği tespit edilmiştir. Yine kalp damar sistemi üzerinde de oldukça etkili olan keşişkülahı bitkisi koroner kalp damarlarını genişletmekte ve koroner vasküler direnci azaltarak koroner kan akışını artırmakta yararlı olabilmektedir. Keşişkülahı bitkisi sadece cinsel fonksiyonları düzenleyici olarak değil, aynı zamanda cinsel istek, iktidarsızlık, özellikle son yapılan araştırmalara göre ostropozdikkat, düşünce konsantrasyonu ve zihnin odaklanma kapasitesini artırmak içinde yararlanılabileceği tespit edilmiştir.
Çin'de bir efsaneye göre Çin'de M.Ö. 200 yılında soylu bir aile, çocukları olmadığı için soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Oğullarında iktidarsızlık sorunu olduğunu anlayınca; çalmadıkları kapı kalmaz. Oğullarının sorunu çevrede duyulur, adam dışarı çıkamaz, arkadaşlarının alaycı yüzüne bakamaz olmuştur. Bir gün kapılarını fakir bir çoban çalar. Efsaneye göre koyun çobanı, sürüsünü belirli bir bölgede otlattıktan sonra cinsel anlamda daha aktif olduğunu görmüştür. O otlardan toplayıp aileye getirmiştir. Aile önce çobanı aşağılar, kızar; koyunlarla oğullarını bir tuttuğu için... Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer. Bir yılın sonunda çiftin nurtopu gibi bir oğulları doğar. Bu olaydan sonra Çin halkı azgın teke yaprağını önemli bir cinsel kuvvetlendirici olarak görmeye başlar.

Keçi Boynuzu:

Kolesterol içermez.
Kafein yoktur.
Ca'sı boldur; süte oranla yaklaşık 3 kat.
A, B ve E vitaminleriyle P (fosfor) içerir.
Vücuda yiyecekler aracılığıyla giren radyasyonu dışarı atar.
Yüksek oranda çinko içerir.
450 ML kaynamış ve ocaktan alınmış suda 7 tane ezilmiş keçi boynuzunu 15-20 dk bekletip günde 1 su bardağı içmek testestoron seviyesini arttırır.
Astım hastalığına, nefes darlığına iyi geldiği söylenmektedir.

Zencefil

Zencefilin; iştah açıcı, antiseptik, midevi, gaz söktürücü, sindirimi düzenleyici, solunum yollarını açıcı ve toksin atici etkileri bulunuyor. Zencefil kan damarlarını açar, terleme ve sıcaklık yapar, kalbi canlandırır. Mutfakta çorbalara, patates, sosis, çeşitli dolmalar, ızgara etler, söğüş, pilav, her türlü beyaz peynire, çeşitli sebzelere, meyve salatasına, çeşitli pastalara, kurabiyelere ve keklere katılır.
Londra’da St. Bartholomew hastanesinde yapılan bir klinik çalışmada, zencefilin hastaların anesteziden uyanınca gösterdikleri bulantı ve kusma belirtilerini antiemetik ilaçlardan daha çok önlediği ortaya çıktı.

Amerikan Ginsengi

Bitki ginsenosit adı verilen triterpenik saponositlerpanaxosidesitlerpanaxatnol, D grubu vitaminler taşımaktadır. Ginseng, Çin tıbbının çok meşhur bir bitkisidir. Bitkinin kan basıncını düzenleyici, kalp kuvvetlendirici, kolestrol seviyesini düşürücü, merkezi sinir sistemini uyarıcı ve özellikle yorgunluğu giderici özelliği vardır. Ayrıca iştah açıcı ve cinsel gücü kuvvetlendirici etkisi bulunmaktadır.
Ginsengin iki farklı türü genelde ön plandadır. Bunlar Asya (kore) ginsengi ve Amerikan ginsengidir. Asya ginsengi aynı zamanda Panax ginseng, Çin veya Kore ginsengi ya da kırmızı ginseng olarak adlandırılır.
Bir başka genel olarak Ginseng olarak bilinen bitki Sibirya ginsengidir (eleuthero). Ancak bu orijinal ginseng sayılmamaktadır zira kökünde “ginsenoit” olarak adlandırılan aktif maddeyi içermemektedir. Ancak sibirya ginseng, faydaları açısından diğer gerçek gınseng tipleri ile benzer iyileştirici özelliklere sahiptir, benzer ginseng yararları sağlar.
Ginseng'in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür.
Ginseng, fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini artıran bir bitkidir ve fiziksel ve mental (zihinsel) dayanıklılığı artırır.
Ginseng'in uzun bir süreden beri, özellikle erkeklerin üretkenliğini, erkeklik hormonu (testesteron) ve sperm miktarını, cinsel gücünü ve dolaşım sistemlerini (özellikle prostata karşı) olumlu bir şekilde etkilediği de düşünülmektedir.
Ginseng'in kadınlar üzerindeki beynin hafıza (bellek) merkezlerini uyarıcı etkisinin bulunması ise yenidir.

Sibirya Ginsengi

. senticosus adaptojen olarak geniş kullanım alanına sahiptir. Ancak adaptojenlerinin Panaxa göre daha az olduğunu savunanlar da vardır. Sibirya ginsengindeki aktif bileşenin, bir triterpenoid saponin grubu olan ginsenosidler olduğu sanılmaktadır. Kök veya bitki özü şeklindeki üst kalite ginseng ürünlerinin çoğunun ginsenoid içerikleri genelde standardize edilir. Ginsengin vücut üzerindeki etkisinin, hypotalamik gudde ile adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılanmasını teşvik etmesinden kaynaklandığı teori olarak ortaya atılmıştır. ACTH'nin beyin hücrelerine doğrudan bağlanma kabiliyeti bulunmaktadır ve vücudun pek çok davranış tarzını etkileyebilmektedir. Yararları arasında
motivasyon ve hafıza kapasitesinde,hatırlamada artış,
canlılık,performans artışı ve yorgunluğun azaltılması
Antienflamatuvar olarak kullanım 
immünojenik (bağışıklık sistemini güçlendirici) kullanım
Fareler üstünde denemelerde keşfedilen antidepresan olarak kullanım  sayılabilir.
Çin bitki tıbbında ayrıca kemoterapi ve radyasyondan kaynaklanan kemik iliği baskılaması tedavisi,Anjina pektoris,hiperkolestrol,iştahsızlık,başağrısı ile nevrasteni ,uykusuzluk tedavisinde kullanılmaktadır.

Ginkgo Biloba

Ginkgo yapraklarının özü flavonoid glükozidleri içermektedir ve ginkgolidler (Ginkgo özü bazlı ürünler) eczacılıkta giderek daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Mevcut bilimsel araştırmalar Alzaimer(Hafıza Kaybı, Unutkanlık) rahatsızlıklarında, hafıza güçlendirmede, başdönmesini önlemede ve zihinsel konstantrasyon arttırmada gingko özünün mutlak yararları bulunduğuna işaret etmekte olup, olası diğer faydalarına ilişkin çalışmalar sürmektedir.
Fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma Cep telefonlarının beyine yaymış olduğu dalgalara karşı Ginkgo Biloba'nın faydası olduğu deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda Hiroşima ve Nagasaki'de bile Ginkgo Biloba ağaçları ayakta kalmıştır.
Ginkgo enerji içeceklerine sıklıkla katılmakta ise de, maliyeti nedeniyle içeceklerde kullanılan oran çok düşük kalmakta, dikkate değer bir etki yaratmamaktadır. Enerji içecekleri etiketlerinde bazen anılan ginkgo bağlantılı yararlar, genellikle plasebo etkisinden ibarettir.
İleri yaşlardaki insanların kullanması tavsiye edilir.
Demirdikeni(Çoban Çökerten)
Erkeklerde antrapoz belirtilerini azaltıcı
Erkeklerde testosteronu arttırıcı, dengeleyici ve normal seviyesini koruyucu
Erkeklerde sperm sayısı, miktarı ve haraketliliğini artırıcı.
Şeker ve damar tıkanıklığında etkilidir.
Böbrek çalıştırır ve taş düşürücüdür.
İdrar söktürücüdür.
Vücut direncini arttırıcı.
Yüksek tansiyonu normal seviyeye çeker.
Kadınlarda yumurtlama problemlerine karşı kullanılılır.

Arı Sütü

Arı sütü; yaklaşık %66 su, %14.5 karbonhidrat, %4.5 lipid, %13 aminoasitB grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (metioninlösinlizinvalinfenil-alanintreonintriptofanizolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decanoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.

Vanilya

Vücuda kuvvet verir. Cinsel gücü ve isteği arttırır. Sinirleri yatıştırır ve bunalımı gidermeye yardımcı olur. Ateşi düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Solunum yollarını temizler ve öksürüğü kesmeye yardımcı olur. Vanilya Yağı, sinir sistemini uyarıcı etkisi ile mideyi uyarıcı ve cinsel gücü arttırıcı özelliğe sahiptir. Ayrıca, adet söktürücüdür.